Türk Ticaret Kanunu Hükümleri Uyarınca Murakıp Denetçi Unvanı

Faruk Kaan ÖZENÇ

SMMM

1. Giriş:

Eski TTK’ya göre, anonim şirketin işlemleri, genel kurul tarafından şirket ortağı olan veya olmayanlar arasından seçilen en az bir, en çok beş kişiden oluşan murakıplarca denetleniyordu.

6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu(YTTK), anonim şirketlerde gerçekleştirilecek denetim fonksiyonunu, tüzel kişiliğin bünyesinde bir karar organı olarak “denetleme kurulu”na değil, tüzel kişiliğin dışında yer alan bir müessese olarak “dış denetçiye” vermiştir. Buna göre anonim şirketlerde “denetleme kurulu” organı kaldırılmış; anonim şirketin mali tabloları ve yıllık faaliyet raporları ve bunlara bağlı olarak tüm şirket muhasebesinin, (serbest/bağımsız/) dış denetçi tarafından denetlenmesi esası benimsenmiştir. Yeni Yasaya göre, sözü edilen işlemlerin, denetçi tarafından uluslararası denetim standartlarına göre denetlenmesi mecburidir. Öyle ki denetçinin denetiminden geçmemiş “mali tablolar” ile yönetim kurulunun “yıllık faaliyet raporu”, düzenlenmemiş hükmündedir.(TTK md. 397/2)

2. TTK’nun Denetlemeye ilişkin 397 nci Maddesi şöyledir:

Madde 397 – (1) Dördüncü fıkra uyarınca denetime tabi olan anonim şirketlerin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir. [1]

(2) Denetime tabi olanlar, hazırlanmış olan finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmek zorundadır. Bu hüküm, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu için de uygulanır. Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmündedir.[2]

(3) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporunun sunulmasından sonra değiştirilmişse ve değişiklik denetleme raporlarını etkileyebilecek nitelikteyse, finansal tablolar ile, birinci fıkra çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu yeniden denetlenir. Yeniden denetleme ve bunun sonucu, raporda özel olarak açıklanır. Denetçi görüşünde de yeniden denetlemeyi yansıtan uygun eklere yer verilir.

(4) (Ek: 26/6/2012-6335/18 md.) 398 inci madde kapsamında denetime tabi olacak şirketler Bakanlar Kurulunca belirlenir. [3]

(5) (Ek: 28/3/2013-6455/80 md.) Dördüncü fıkra kapsamı dışında kalan anonim şirketler ile 4572 sayılı Kanun kapsamındaki kooperatifler ve bunların bağımsız denetime tabi olmayan üst kuruluşları bu fıkra hükümlerine göre denetlenir. Denetime ilişkin usul ve esaslar ile bu fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilerin niteliklerine, uyacakları etik ilkelere, görev ve yetkilerine, seçilmelerine, görevden alınmalarına veya ayrılmalarına; denetimin ve denetim raporlarının içeriğine ve raporun genel kurula sunulmasına ilişkin hususlar Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kanunun denetçinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri, bu fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilere de kıyasen uygulanır.[4]

(6) (Ek: 28/3/2013-6455/80 md.) Beşinci fıkra kapsamında denetime tabi olduğu hâlde söz konusu denetimi yaptırmayanların finansal tabloları ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.[4]

[1]     6335 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile birinci fıkra değiştirilmiştir. Fıkranın değişiklikten önceki hali şöyleydi; ‘‘Anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir.’’

[2] 6335 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile ikinci fıkra değiştirilmiştir. Fıkranın değişiklikten önceki hali şöyleydi; ‘‘Denetçinin denetiminden geçmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.’’

[3] 6335 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile dördüncü fıkra maddeye eklenmiştir.

[4] 6455 sayılı Kanun’un 80. maddesi ile beşinci ve altıncı fıkra maddeye eklenmiştir.

3. Bağımsız Denetime Tabi Olmayan Şirketlerde Denetçi Atanması

Yukarıda açıklandığı üzere Türk Ticaret Kanunu’nun (“Yeni TTK”) 397. Maddesi ile şirketler için bağımsız denetim mekanizması getirilmiş olup, hangi şirketlerin denetime tabi olacağı 23 Ocak 2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı” (“Bakanlar Kurulu Kararı”) ile belirlenmiştir. Bu anlamda Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca denetim kapsamına giren şirketler, 2012 yılına ilişkin genel kurullarında bağımsız denetçilerini atamakla ve bu hususu tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdürler.

Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca denetim kapsamı dışında kalan şirketler için ise denetçi atamak şimdilik bir zorunluluk olmaktan çıkmış olmakla birlikte, Yeni TTK’nun 397. Maddesine eklenen fıkra ile bu şirketlerin tabi olacağı denetime ilişkin usul ve esasları belirleyen bir yönetmeliğin Bakanlar Kurulunca çıkarılması beklenmektedir.

Bu bilgiler ışığında Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca denetim kapsamında sayılan şirketlerin bağımsız denetçilerini atamaları zorunlu, kapsam dışında kalan şirketlerin bağımsız denetçilerini ataması ise belirsiz bir hal almıştır. Bu belirsizlik uygulamada bağımsız denetim kapsamında olmayan şirketlerin de genel kurullarında bağımsız denetçi atamaları sonucunu doğurmuştur.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 29 Nisan 2013 tarihli görüş yazısı ( Ek 1) uygulamadaki bu belirsizliği önlemek amacıyla hazırlanmıştır. Buna göre, bağımsız denetim kapsamı dışında kalan şirketlerin tabi olacağı denetimin usul ve esaslarına ilişkin beklenen yönetmelik henüz yayımlanmadığından, kapsam dışı şirketlerin atadığı bağımsız denetçilerin tescilinin yasal dayanağı olmadığı, tescil ile birlikte ilanı yapılacak bu hususun üçüncü kişilerde yanlış izlenime sebep olacağı belirtilmiş ve beklenen yönetmelik çıkarılıncaya kadar bağımsız denetim kapsamında olmayan şirketlerin genel kurullarında denetçi seçilemeyeceği, buna bağlı olarak böyle bir hususun Ticaret Sicili nezdinde tescil ve ilanının yapılamayacağı kararlaştırılmıştır.

Ancak Ticaret Sicil Müdürlüklerinin uygulamalarına bakıldığında halen şirketlerin Yönetim Kurullarının kararları ile Murakıp/Denetçi atamalarının uygulamada devam ettiği görülmektedir. Ticaret Sicil Müdürlükleri ise Ticaret bakanlığının söz konusu yazısını görmezden gelerek yönetmeliğin yayınlanmamasından kaynaklanan boşluğu uygulamada fiilen doldurmaktadır.

Sonuç:

Eski TTK’ya göre, anonim şirketin işlemleri, genel kurul tarafından şirket ortağı olan veya olmayanlar arasından seçilen en az bir, en çok beş kişiden oluşan murakıplarca denetleniyordu.

Yukarıdaki açıklamalar uyarınca Yeni TTK, bu denetim sistemini dolayısıyla da bu denetimi yerine getirmek üzere genel kurulca şirket ortağı olan veya olmayanların murakıp olarak seçilmesine ilişkin düzenlemeleri yürürlükten kaldırmış ve anonim şirketlerin konusunda uzman kişilerce denetlenmesini hüküm altına alarak anonim şirketleri bağımsız denetim kapsamına almıştır.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 29 Nisan 2013 tarihli görüş yazısı ile bağımsız denetim kapsamında olmayan şirketlerin genel kurullarında denetçi seçilemeyeceği, buna bağlı olarak böyle bir hususun Ticaret Sicili nezdinde tescil ve ilanının yapılamayacağı kararlaştırılmıştır.

Konu hakkında Ticaret Sicil Müdürlükleri uygulamalarına bakıldığında ise; şirketlerin genel kurul kararları ile Murakıp/Denetçi atamalarının uygulamada halen devam ettiği görülmektedir. Ticaret Sicil Müdürlüklerinin Ticaret bakanlığının söz konusu yazısını görmezden gelerek yönetmeliğin yayınlamamasından kaynaklanan boşluğu uygulamada fiilen doldurmaktadır.

Önerimiz gümrük ticaret bakanlığına kanunun vermiş olduğu yetkiyi bir an önce kullanarak bu yönetmeliğin hazırlayıp yayınlayarak konu hakkındaki boşluğun yönetmelik kararları ile doldurularak fiili uygulama ile aynı duruma getirilmesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir